Ehlibeyt (a.s) Haber Ajansı ABNA- Tayyip Erdoğan ilk defa vurgun yedi.
Oylamaya angaje ve hatta seferber olmasına rağmen 40 küsur AKP milletvekili Erdoğan’a karşı oy kullandı.
Peki bunun okuması mı?
Vicdanların feveranıdır yani yolsuzlukların alenen kapatılmasına isyan var.
Keza üç dönemliklerin başkaldırısı var.
Bu oylama vesilesi ile PKK ile girilen karanlık sürece tepki koyan var.
276’nın altına düşülmesi AKP’de panik yaratacağı ve muhalefeti ümitlendireceği kesin.
İlaveten Erdoğan’ın çizilen karizması seçmene yansıyabilir.
İçeriden dışarıdan kuşatılan Tayyip Erdoğan yegane güç kaynağı olan halkın vekillerinden şamar yemesi işini çok daha güçleştirecektir.
Gelelim bu oylama sonrasında AKP doğurur mu sorusuna?
Abdullah Gül ‘Varım’ derse yarın bölünür, lâkin Washington garanti etmezse Gül öyle bir riske girmez.
Ama buna rağmen AKP’de zor günler başlamıştır…
IŞİD’İN ŞİRKETLERİ
İkinci mektup Kayseri’den…
Sayın Önkibar;
“Ben Kayseri’de kamu görevi yapıyorum. Devletime ve cumhuriyetime bağlıyım. Yurtseverim.
Programlarınızdaki cesaretiniz ve dik duruşunuz sebebiyle bunları size yazıyorum.
Bölgemizde dinci radikal gruplar güç kazanıyor. IŞİD’e Kayseri ve civarından 287 kişinin katıldığı ve savaştığı devlet tarafından belirlenmiştir. Fakat buna rağmen IŞİD’e ve onun türevi olan diğer İslami gruplara karşı hiçbir önlem alınmıyor. Tersine bütün o İslami gruplar belediye yönetimi ve bürokrasinin karar vericileri tarafından el üstünde tutuluyor. Kayseri’de IŞİD ve benzeri radikal dinci örgütlerle bağlantılı olduğu istihbarat tarafından belirlenen 6 ayrı şirkete dokunmadıkları gibi bu raporu sümenaltı ettiler. Endişem kutsal dinimizle etki altına alınan genç dincilerin ülkemizi kan deryasına çevirmesidir.
Maalesef benim de görev yaptığım devletimiz bugün sadece günü kurtarmakta ve bu radikal yapılara karşı bizim mahallenin çocukları muamelesini yapmaktadır…”
Yılmaz Bey’in Mesajı:
OSMANLI’NIN TORUNLARINA UYARI!
Osmanlı Şeriatı’na göre bir erkek ile bir kadının evlenmeden, yani nikâh kıymadan çiftleşmesi, yani cinsel ilişkide bulunması “zina”dır. Zina, suçtur. Osmanlı Şeriatı’na göre, zina sonucu doğan çocuklara “veledi zina” denilir. Veledi zina; gayri meşru çocuk, yani “piç” demektir. Piç, Farsça isimdir, hakaret ya da küfür anlamı taşımaz. 36 Osmanlı padişahından 4-5’i hariç, tümü Harem’deki cariye adı verilen seks köleleri ile nikâhsız olarak çiftleşmişlerdir. Yani, Osmanlı Şeriatı’na göre zina suçunu işlemişlerdir. Osmanlı padişahlarının, cariyelerle evlilik dışı birleşmelerinden doğan erkek çocuklarına “şehzade”, kız çocuklarına ise “sultan” unvanı verilmiştir. Bazı istisnalar dışında, Osmanlı şehzadeleri ve sultanlarının tümü veledi zina’dır, yani gayri meşrudur, yani piç’tirler. Bu şehzadelerden tahta çıkanlar, padişah olmuşlardır. Bu konuyu, ayrıntıları ve örnekleriyle “GELİN YÜZLEŞELİM” adlı kitabımda yazdım. Günümüzde Osmanlı padişahlarına “ecdadımız” diye böbürlenenlerin, “Osmanlı’nın torunlarıyız” diye övünenlerin, ağızlarından çıkan sözlerin hangi anlama geldiğini dikkatlice düşünmelerini öneririm. Yılmaz Dikbaş 28 Aralık 2014 dikbas@kalinka.com.tr
Üçüncü mektup Samsun’dan:
İŞTE F TİPİ HARAÇ BELGESİ
“Sevgili Sabahattin bey kardeşim:
Ben milliyetçi ve inançlı bir girişimciyim. Samsun ve İstanbul’da birkaç şirketim var.
Hizmet hareketine yurt dışı okulları için yıllarca yardımlarda bulundum. Ne zaman siz programlarınızda ‘Bunlar CIA ve MOSSAD ile ilişkili, aman dikkat edin’ dediniz ve İbrahimi dinler konusunda bizi uyardınız; kafama takıldı ve araştırmaya başladım.
Baktım bunlar hakikaten karanlık. Yardımı hemen kestim ve o cemaatin mensuplarına da ‘Size artık güvenmiyorum’ dedim.
Vay, sen misin bunu yapan! 2011’den bugüne sürekli olarak Maliye’nin zulmü altındayım. Neredeyse üç ayda bir incelemeye alınıyorum. Olmadık bir şeyden ceza kesiyorlar.
Bunlar olurken o Cemaat elemanları bana ‘Tövbe et, himmete başla’ diye haber gönderdiler. ‘Defolun’ dedim. Derken Tayyip Erdoğan’la bunlar kapışınca ‘Oh, artık rahatlarım’ diye düşündüm ama değişen bir şey olmadı… Yine üstüme geliyorlar. Cemaatin Maliye’deki kadrosu aynen yerinde…”
Yerim bitti… Yorumum iki kelime:
Türkiyem eyvah…
Sabahattin Önkibar